Yapay Zeka, Tüketici-Marka İlişkisini Yeniden Yazıyor
Tüketiciler artık markalarla olan ilişkilerini giderek artan oranda yapay zeka aracılığıyla yönetiyor. Gale ajansının 3.000 Amerikalı ve İngiliz tüketiciyle gerçekleştirdiği yeni araştırma, bu dönüşümün öngörülenden çok daha hızlı ilerlediğini ortaya koyuyor: Tüketicilerin yüzde 56'sı, bir markayla olan tüm iletişimlerini yapay zekaya bırakmaya hazır.
"Tercih Ekonomisi" adıyla yayımlanan rapor, yapay zeka odaklı tüketicilerin ticari gerçekliklerini giderek artan biçimde yapay zekaya güvenerek şekillendirdiği bir dünyayı tasvir ediyor. ChatGPT ve Google Gemini gibi araçları aktif kullananlar, bu platformlar aracılığıyla marka tercihlerini belirlemeye başlıyor.
"Marka Filtrem Artık Yapay Zeka"
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, tüketicilerin neredeyse üçte birinin yapay zeka asistanlarına belirli markalar söz konusu olduğunda "öncelik tanı" talimatı vermiş olmasıdır. Kişi, yapay zekasına "yalnızca şu markalarla ilgili bilgi ver" diyebiliyor; bu da marka seçiminin giderek daha pasif ve otomatik bir süreç haline geldiğini gösteriyor.
Gale CEO'su Andrew Noel konuyu şöyle özetliyor: "Tüketiciler 'LLM'in marka ile aramda bir filtre olmasına güveniyorum' diyorlar. İki ila üç yıl içinde kullanıcıların yüzde 60 ila 70'inin LLM'lere marka tercihlerini belirlemesi için talimat vermesini bekliyoruz. Marka tarafındaysanız ve bunun teknik anlamlarını düşünüyorsanız, çok ciddi bir durumla karşı karşıyasınız demektir."
yapay zekaya devreden tüketici
marka değiştiren milenyum
üye olduğu sadakat programı
Milenyumlar ve Z Kuşağı: En Sadık, Ama En Seçici
Araştırma, sadakat programlarındaki kritik bir paradoksu gün yüzüne çıkarıyor. Ortalama bir tüketici dört ila altı sadakat programına kayıtlı; ancak bu programların büyük çoğunluğuna gerçek anlamda katılmıyorlar. Gale bu gruba "hayalet üyeler" diyor.
Milenyumlar ve Z kuşağı sadakat programlarına en aktif katılan gruplar; ancak aynı zamanda beklentileri en yüksek olanlar. 25-34 yaş grubunda her 10 tüketicinin 6'sı, rakibinin sunduğu somut ödüller daha az olsa bile rakip markaya geçmiş — çünkü deneyim daha iyiydi. Başka bir deyişle, deneyim kalitesi somut indirimden daha belirleyici olabiliyor.
Bu demografinin AI benimseme hızı da diğer gruplara kıyasla çok daha yüksek. AI'yı marka filtreleme aracı olarak benimseyenlerin önemli bir kısmı bu yaş grubundan oluşuyor. Üstelik araştırmadaki gençlerin çoğunun AI'nın marka tercihlerini etkilemesi konusunda henüz fikirlerinin dahi olmadığı görülüyor — bu meseleyi düşünmemişler bile.
Markaların Bu Dönüşümde Yapması Gerekenler
Araştırma, markalar ve satıcılar için üç temel strateji öneriyor:
Birinci taraf veri: Yapay zekanın müşterilerle marka arasına girmesiyle birlikte, kendi müşteri veriniz en değerli varlığınıza dönüşüyor. Çerez tabanlı hedeflemenin devrini tamamladığı bu dönemde, müşterinin doğrudan sizinle paylaştığı bilgi — satın alma geçmişi, tercihleri, geri bildirimleri — rakipsiz bir avantaj haline geliyor.
Topluluk yönetimi: Markalar müşterilerinin bulunduğu platformları yakından takip etmeli. Discord gibi kapalı topluluk alanlarını aktif olarak izlemek, satın alma sonrası müşteriyle ilişkiyi sürdürmek ve marka etrafında gerçek bir topluluk oluşturmak, AI filtresinin ötesine geçmenin yolu olarak öne çıkıyor.
Sürtünmesiz deneyim: Milenyumlar ve Z kuşağı karmaşık süreçlerde beklemiyor; ödeme, teslimat ve iade süreçlerindeki her aksaklık marka kaybına yol açabiliyor. Sadakat programları artık yalnızca puan-indirim mekanizmasından ibaret olamaz; dinamik, deneyim odaklı bir yapıya kavuşmak zorunda.
Koza Home, müşteri ilişkileri ve çok kanallı stratejiyle Trendyol takipçilerini 24.000'den 116.000'e çıkardı; tek kampanyada 2.250+ sipariş aldı.
Bu stratejinin sonuçlarını görün →Müşteri Bağlılığı Stratejinizi AI Çağına Taşıyın
Trendyol mağazanızın müşteri deneyimi, yorum yönetimi ve tekrar alım stratejisini profesyonel danışmanlık desteğiyle güçlendirin. AI filtresinde öne çıkan marka olun.
Ücretsiz Danışmanlık Görüşmesi